Küçük Prens

Director & Coreographer: Fırat Neziroğlu

Libretto: Arzu Söğüt (Dancer)

Music : Yann Tiersen

13.png
12.png
7.png
10.png
18.png
23.png
21.png
16.png
11.png
17.png
20.png
8.png
9.png
14.png
15.png
19.png
6.png
5.png
1.png
2.png
4.png
24.png
3.png

Küçük Prens

 

     Antoine de Saint-Exupery'nin yazdığı ve Tomris Uyar'ın çevirdiği “Küçük Prens”, kitabın yazarı da olan Pilot'un uçağının Afrika'ya düşmesinin ardından, çölde başka gezegenden gelen Küçük Prens'le karşılaşmasıyla başlar. Küçük Prens Pilot'a bir Gökbilimci tarafından yeri bulunan küçücük gezegeninde Gül'üyle beraber yaşamaktayken, onu orada bırakıp gezegenleri dolaşmaya başladığını anlatır. Gezegenlerde her şeye hükmettiğini zanneden Kral, herkesin kendine hayran olduğunu sanan Kendini Beğenmiş, utancını unutmak için içki içen Sarhoş, sürekli hesap yapan İş Adamı, gezegendeki fenerleri gece-gündüz durumuna göre yakıp söndürme görevini üstlenmiş Fenerci gibi pek çok kişiyle karşılaşmıştır. Ardından da dünyaya inmiştir. Küçük Prens gezegenindeki güle benzeyen pek çok gülün bulunduğu bir bahçeyi görür, gülünün tek olmadığını öğrenip hayal kırıklığına uğrar, sonra da Tilki'yle karşılaşır. Tilki'yi evcilleştirerek önemli olanın gülünün tek olması değil, kendisi için eşsiz olması olduğunu fark eden Küçük Prens, tekrar gezegenine, gülünün yanına dönmek ister. Yılan'la anlaşma yapar ve onun kendisini zehirlemesine izin verir.

 

      “Küçük Prens” çocuklara yazılmış bir öykü gibi görünmekle beraber aslında içindeki çocuğa sahip çıkanlara, hayallerinin peşinden koşanlara yani biz büyük çocuklara yazılmış bir öykü. Balerininden ritmik cimnastikçisine, halk oyunları ve latin dansları yapan dansçılarından tiyatrocusuna, öğrencisine kadar geniş bir yelpazede sahne sanatlarıyla uğraşan bizler için, bizi anlatan bir öykü. Günlük hayatın şekillendirdiği koşullara karşı inatla dans etmeye devam eden, bunu yaparken de paylaşmak ve üretmekten başka amaç gütmeyen Modern Dance Lab topluluğu olarak hayalimiz, dans ederken aldığımız keyfe seyircileri de ortak edebilmek. İçimizdeki “Küçük Prens”i yaşatmak ve “geceleri yıldızları dinleyip, sanki beş yüz milyon tane küçük zilin oradan bize güldüğünü” görmek için...

 

Arzu Söğüt / İzmir, 2012