"International Dance Day - İzmir"

 

 

Campagin Owner & Designer: Fırat Neziroğlu

Artist: Burcin Neziroglu, Emine Sivri, Fırat Neziroğlu, Ozlem Oner 

Production: Interocktive Productions

Izmir, Turkey / 2015

Müzeyyen

Director & Coreographer: Fırat Neziroğlu

Libretto: Arzu Söğüt (Dancer)

Music : Sema Moritz, Sirin Pancaroglu, Can Gox, Unol Buyukgonenc

Dramaturgy : Burcu Gülcan Değirmenci

Stage & Costume Design: Ayten Huzur Öğütçü

Light Design : Bilge Arapoğlu, Oktay Kanca

Müzeyyen Senar henüz yaşarken bir röportajında:

'' -bir zamanlar biri vardı, bendim o. Beni çoktan unuttular, hala unutulmuş vaziyetteyim'' demesi üzerine Cumhuriyetin Divası Müzeyyen Senar'ın kızı Feraye Işıl'a ulaşan Fırat Neziroğlu kendisinden aldığı izinle Senar'ın aşk ve sanat dolu hayatını anlatan iki perde 90 dk'lık müzikal bir eser yazmış ve yönetmiştir.

 

Eserin ilk bölümü Cumhuriyet öncesini anlatmakta ve Klasik bale formatındadır. İkinci bölümü ise Cumhuriyet dönemini anlatmakta ve Modern dans formatındadır. Eser genç izleyicileri Dans temasıyla  Türk Sanat Müziği ve Cumhuriyet dönemiyle tanıştırıyor aynı zamanda yaşlı izleyicileri de Türk Sanat Müziği temasıyla Modern Dansla buluşturuyor. 

Eserimizi Müzeyyen Senar yaşarken kedisine izletmiş olmak ve unutulmadığını hissettirmek en büyük mutluluğumuz oldu. 

Eser T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü tarafından desteklenmiştir. Telif ve isim hakları Fırat Neziroğlu'na aittir. 

Müzeyyen

2015

IMG_4437
IMG_4441
IMG_4442
Müzeyyen - Tevfik Hamza Bey
IMG_4455
IMG_4466

Müzeyyen

2012-2013-2014

Muzeyyen

 

 

 

There is a man and a woman are standing there. Muzeyyen and Mr. Tevfik Hamza, in summer of love are forced to leave. They are in silence with thousand times broken hearts. The reason for their silence is misery of going, to put back the leaving.

 

Can Muzeyyen’s fame prevent her from burning with love pain? She achieved to enshrine in everyone’s heart, she never collapsed but she always felt incomplete. Her father in childhood, her aunt’s husband when she was a young woman, her husbands and their mothers during her marriages . No one was able to carry her big heart. So she endured with her friends and her children. And of course we audiences. She is an artist, a mother, a courageous woman when appropriate. Three suits that crossroads of her life, burned hair when she is a child, a woman is crowned by people she meets and works, a voice makes lyrics alive Muzeyyen Senar.

 

Soon, she splits up with Mr.Tevfik Hamza and find a note in her bedside. All passes in front of her eyes. Mr. Tevfik Hamza says in his note ‘’My lips will be calling your name, when I die‘’

 

Arzu Söğüt / İzmir, 2013

Backstage

14.png
2b.png
axs (30).png
12.png
axs (48).png
axs (24).png
axs (52).png
axs (33).png
axs (32).png

Panorama

Art Director: Janet Eilber

Corepgrapher: Martha Graham

Rejisor : Penny Diamantopoulou

10482799_10152094604261268_7966953577758042236_n.jpg
10458386_10152094564851268_3197471082956375092_n.jpg
10371707_10152094564821268_7642998333546672419_n.jpg
10478157_10152094604316268_2971416901746086022_n.jpg
10469699_10152094565236268_4217445390829819781_n.jpg
10463984_10152094597546268_887440564759108082_n.jpg
10462535_10152094565046268_4009148462398214614_n.jpg
10460758_10152094597641268_3088949083822913204_n.jpg
10458817_10152094565571268_807776275554614766_n.jpg
10458338_10152094564906268_2254101175173819411_n.jpg
10458133_10152094566201268_1347317710812642695_n.jpg
10455122_10152094566396268_6747399838118245471_n.jpg
10453454_10152094597181268_2232993731308873341_n.jpg
10451008_10152094565861268_7133380987728022023_n.jpg
10448227_10152094619761268_1715439106388585103_n.jpg
10447112_10152094566151268_5943290100845533532_n.jpg
10444532_10152094597361268_4323035850350436808_n.jpg
10440840_10152094566361268_3818764897506074076_n.jpg
10440203_10152094617276268_580638314424779821_n.jpg
10426714_10152094617076268_9161865961122976043_n.jpg
10421425_10152094566311268_4367118485998939030_n.jpg
10419067_10152094566106268_2901258662413659257_n.jpg
10418203_10152094597596268_8355282706345855854_n.jpg
10411229_10152094566256268_200613937237442377_n.jpg
10402740_10152094564411268_6480752241733427297_n.jpg
10389713_10152094597406268_8451756107812889539_n.jpg
10384610_10152094619871268_1196287848608343272_n.jpg
10376277_10152094565651268_4984705578394388236_n.jpg
10375910_10152094566071268_2758326021074744891_n.jpg
10369734_10152094619831268_564897308022743388_n.jpg
10369103_10152094566016268_1374680690917539817_n.jpg
10361502_10152094565931268_7832187247587699896_n.jpg
10338249_10152094617006268_901908568121143871_n.jpg
10303806_10152094619691268_2000498059624172754_n.jpg
10303465_10152094565431268_6071109643044856474_n.jpg

Panorama 

 

     İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı (İKSEV), 14 Haziran-3 Eylül 2014 tarihleri arasında düzenleyeceği 28. Uluslararası İzmir Festivali kapsamında modern dansın en usta topluluklarından Martha Graham Dance Company’i davet etmiştir. Amerikan dans tarihinin bu efsane topluluğu, 17 Temmuz 2014 tarihindeki temsil dışında İKSEV işbirliğinde, çok özel bir projeye imza atacaktır. Türk dansçıların katılabileceği “Panorama Projesi” kapsamında, Martha Graham Dance Company’nin rejisörü, 10-19 Haziran ve 13-17 Temmuz tarihleri arasında İzmir’de İKSEV binasında özel bir eğitim programı uygulayacak; festival temsilindeki programda yer alan Panorama eserini Türk dansçılarla çalışma ve sahneleme olanağı verilecektir. “Dansın Picasso”su kabul edilen  20’nci yüzyılın en önemli dansçı/koreograflarından Martha Graham’ın tekniği üzerine eğitim verilecek bu projedeki eserde dans eden dansçılar, 17 Temmuz 2014 günü festival kapsamında Amerikan dans tarihinin efsanesi Martha Graham Dance Company’i ile sahne alma şansına sahip olacaktır.

 

     40 yılı aşkın kariyeri boyunca modern dans sanatına şekil veren Martha Graham, geniş vizyonuyla sayısız sanatçıya ilham kaynağı olmuştur. Sosyal, politik ve psikolojik içerikle köklendirdiği eserleriyle bu sanat formunun alanını sonsuza dek değiştiren dansçının çığır açan stili, temel beden hareketlerinin kasılma ve gevşemesini tecrübe ettiği çalışmalarından gelmektedir. Graham’ın ustalığının ruhunu yaşatan topluluğu da, canlandırdığı eşsiz Amerikan dans stiliyle izleyenleri büyülemeye devam etmektedir. Program vizyonuyla Graham efsanesinden esinlenen çağdaş sanatçıların yeni eserlerini, Graham’ın ve onun çağdaşları ile takipçilerinin başyapıtlarını da repertuarına dahil eden Martha Graham Dans Topluluğu, Amerika’nın en eski ve köklü dans topluluğu olma özelliğini de taşımaktadır.

     2014, Ağustos / İzmir, Türkiye

Venus & Adonis

Coreographer: Seda Ayvazoğlu

Music : FAZIL SAY

Repetitor : Fırat Neziroğlu

Stage Design & Multimedya : Zeynep Arda

Light Design : Oktay Kanca

venus 5.png
venus adonis.png
venus4.png
venus3.png
IMG_2866.png
IMG_2848.png
IMG_2852.png
IMG_2815.png
IMG_2825.png
IMG_2837.png
IMG_2881.png
IMG_0708.png

Venus & Adonis

 

There you go – "Venus and Adonis" through the ages, and it just keeps going. We don't know of any modern piece that have come out with the same exact title, but the basic plot is all over the place: Amazingly beautiful girl loves incredibly a guy figure. He dies. The dramatic fiction reveals to its audiences  "desire can never be truly satisfied, because desire is always for absence, for lack, for what is not there"In the first scene we see the awaking of humanity and meeting with first the woman-man figure of primitive people at the first scene.

The second scene, influenced by Boticelli's world famous painting of "Birth of venus" which depicts the goddess Venus, having emerged from the sea as a full grown woman. The character of Venus is been modelled over lyrical narration.

Using flashback strategy and light the characters are being introduced at this scene. The main aim is to make the audience feel the relationshiop between mythology and present time.


And we see the story in the following scenes mixed while searching the new on the dancing floor. Its been organized some symbolic oppositions through the way of choreographic construction for  expression of the mythic and imagistic story.

 

Seda Ayvazoğlu / İzmir, 2013

Küçük Prens

Director & Coreographer: Fırat Neziroğlu

Libretto: Arzu Söğüt (Dancer)

Music : Yann Tiersen

13.png
12.png
7.png
10.png
18.png
23.png
21.png
16.png
11.png
17.png
20.png
8.png
9.png
14.png
15.png
19.png
6.png
5.png
1.png
2.png
4.png
24.png
3.png

Küçük Prens

 

     Antoine de Saint-Exupery'nin yazdığı ve Tomris Uyar'ın çevirdiği “Küçük Prens”, kitabın yazarı da olan Pilot'un uçağının Afrika'ya düşmesinin ardından, çölde başka gezegenden gelen Küçük Prens'le karşılaşmasıyla başlar. Küçük Prens Pilot'a bir Gökbilimci tarafından yeri bulunan küçücük gezegeninde Gül'üyle beraber yaşamaktayken, onu orada bırakıp gezegenleri dolaşmaya başladığını anlatır. Gezegenlerde her şeye hükmettiğini zanneden Kral, herkesin kendine hayran olduğunu sanan Kendini Beğenmiş, utancını unutmak için içki içen Sarhoş, sürekli hesap yapan İş Adamı, gezegendeki fenerleri gece-gündüz durumuna göre yakıp söndürme görevini üstlenmiş Fenerci gibi pek çok kişiyle karşılaşmıştır. Ardından da dünyaya inmiştir. Küçük Prens gezegenindeki güle benzeyen pek çok gülün bulunduğu bir bahçeyi görür, gülünün tek olmadığını öğrenip hayal kırıklığına uğrar, sonra da Tilki'yle karşılaşır. Tilki'yi evcilleştirerek önemli olanın gülünün tek olması değil, kendisi için eşsiz olması olduğunu fark eden Küçük Prens, tekrar gezegenine, gülünün yanına dönmek ister. Yılan'la anlaşma yapar ve onun kendisini zehirlemesine izin verir.

 

      “Küçük Prens” çocuklara yazılmış bir öykü gibi görünmekle beraber aslında içindeki çocuğa sahip çıkanlara, hayallerinin peşinden koşanlara yani biz büyük çocuklara yazılmış bir öykü. Balerininden ritmik cimnastikçisine, halk oyunları ve latin dansları yapan dansçılarından tiyatrocusuna, öğrencisine kadar geniş bir yelpazede sahne sanatlarıyla uğraşan bizler için, bizi anlatan bir öykü. Günlük hayatın şekillendirdiği koşullara karşı inatla dans etmeye devam eden, bunu yaparken de paylaşmak ve üretmekten başka amaç gütmeyen Modern Dance Lab topluluğu olarak hayalimiz, dans ederken aldığımız keyfe seyircileri de ortak edebilmek. İçimizdeki “Küçük Prens”i yaşatmak ve “geceleri yıldızları dinleyip, sanki beş yüz milyon tane küçük zilin oradan bize güldüğünü” görmek için...

 

Arzu Söğüt / İzmir, 2012