Sınırlar Yörüngeler

November 28, 2010

 

Daha önce kazandığım bir yarışmanın başlığı olsun bu başlık. "Sınırlar...Yörüngeler..." İlginç bir şekilde yaşamımı kazanmak için sürdüğüm mesleği icra ederken, sınırlara takıldım, yörüngelere kapıldım. Oysa Siemens Sanat'ın yarışması, başlık olarak seçtiği bu iki kelime ile düşüncelerimi bir yerden diğerine taşıdı. 


 

"işeyen fırat" 2009



"İşeyen Fırat"tan söz etmek istiyorum. Sanırım ustalık dönemimin ilk eseri olarak hatırlayacağım bu işi. Hiyerarşik bir düzen içinde çalıştığım ortamda, ders dışında, nedense bilimsel bilgiden çok, günlük hayatın içinde geçenler konuşuluyordu. 2002 yılında göreve başladığım kurumumda her yıl öğrenciler giderek daha seyrekleşiyorlardı koridorlarda... Aman Tanrım okulun "sınırlar"ı içinde kimseler kalmayacak endişesi ile öğrencilerle, ders saatleri sonrası yeni fikirler üretmek üzere başka "yörüngeler"de toplanıp, konuşup üretmeye başladık... Bu öyle bir hal aldı ki, akşam birimizin evinde toplanıp, bir çok fikir arasında karmaş dolaş olup, sonra her düğümü tek tek çözüp, yeni eserler canlandırmaya başladık....


Hatta gururla söyleyebilirim ki; bölümümde  asiste ettiğim dersteki öğrencilerimden ikisi, ders saati dışındaki çalışmalarımızla İtalya'da düzenlenen oldukça prestijli bir Lif Sanatı yarışması olan "Valcellina Award"ı kazandılar. Burada sakın yanlış anlaşılmasın, eserler ya da fikirler üzerinde tek bir katkım yok.. Biz sadece yaşadığımız sevinçler, hüzünler ve engeller üzerine konuşuyor, bunları eserlere nasıl aktarabiliriz diye düşünüyorduk.  Seçil Özçınar ve Müge Durmaz'ı çok tebrik ederim.  


Bu arada ben de yeni eserler üretmeye devam ediyordum. Biliyorum ki öğrenmenin en önemli kuralı bildiklerini paylaşmak! Hiç bir zaman aklıma gelen fikirleri paylaşmaktan çekinmedim. Çünkü kime söylersem söyleyeyim, kopyalanma ihtimali olsa dahi; eminim ki fikir en çok ilk sahibine yakışıyor. Bununla birlikte paylaşmaya başladığınız andan itibaren aklınıza hiç gelmemiş fikirler sunuyor karşınızdakiler... belki de susarak ;)


İşte böylece başka bakış açılarından başkalarına savruluyorsunuz ve sonunda yine kendi fikrinize yani başa dönüyorsunuz, ama fikrinizin sağlamasını yapmış olmanın verdiği rahatlıkla....
     
Hemen yukarı bakıp hatırlıyorum... Öğrencilerle fikir alışverişi ve mesai saatlari sonrası çalışmaları... Bu çalışmalardan sonra yöneticilerimden gülümser bir şekilde "küçük bir tebessüm" beklerken, öğrencilerle okul disiplini dışında irtibat kurmaktan bir soruşturmaya maruz kaldım. Tekrar "sınırlar" içine düşmüş, çalıştığım kurumun duvarları arasına değil, mesai saatleri arasına sıkışmıştım. Askerlik süresince öğrendiğim çok güzel iki söz var: 
     
     -  Yapacak hiçbirşey yok.
     -  Yapacak keşke hiçbirşey olsa" :):)


Aslında değerli dostum düşünen, yazan, paylaşan insan Zahide Özpelit'in beni uzun uzun dinleyerek yazdığı özgeçmişimde küçük bir satıra yer verdi: 
    
     "amacı tanımaktı kendini ve dünyayı; dans ederek… dokuyarak… ve de dokundurarak!..." 


İşte ben de aynen böyle yaptım, dokudum... Söyleyecek ne söz olabilirdi ki?  Calistigim kurumda, hakkımda düşünülenler upuzun bir liste olmuştu ve artık aralarında pek de yerim yoktu. Sadakat ile saygı birbirine karışmış, herkes birbirinin hayatına müdahale eder duruma gelmişti. Sanat bir yaşam tarzı olmalı, bir kurallar bütünü değil...


Bir dizi eser yapmalıydım... Başka türlü söyleyecek söz bulamam ki... (Bu kadar uzun yazdığıma bakmayın, aslında bir parça da utanıyorum yazarken) "AKIL HASTANESİ" isimli bir sergi açtım acele ile. En güzel cevap bu olacaktı belki de.

 

  

 

"işeyen fırat" - pamuk,yün, misina, el dokuması, el boyaması, 90x200cm, 2009

 

 

Sergi salonundaki en önemli işlerinden "İşeyen Fırat" arkasını dönmüş gelenleri karşılıyordu. Ama görmesini istediğim kişiler nedense sergide yoklardı :) Yuksek Lisans, Doktora ve Lisans arkadaşlarımın çoğu da tüm gün sergi hazırlığına yardım ettiler.*


Çok basit bir alt metin ile hazırladım bu eserimi. 


     İşemek – İç Dökmek
     Arkanı Dönmek – Küsmek
     İç Dökmek – Arkanı Dönmek
     Gerçek Yüzünü Gizlemek
     Sevilmeyi İstemek – Sevmemek
     Yan yana işemek
     Izlenilmek
     Yalnız olmak
     Ayakta durmak….
     İhtiyaç…

 

Daha sonra bu eser, Akbank'ın düzenlediği 28. Günümüz Sanatçıları sergisinde sergilenmeye değer görüldü, oradan Dubai'ye, derken Casa Dell'Arte... ve Moiz Zilberman sayesinde Londra'daki çok önemli müzayedelerden biri olan Sotheby's te satıldı...

 

 

 

sol: "işeyen fırat"   - sağ: "obsesyon, anksiyete" 2009 

 

 

Şimdi durum; ben yazarken ya da siz okurken çok parlak gibi görülebilir.        

 

-Pek Değil- :):) Kurumum bir gün beni aradı. - O sırada İstanbul'da 9. kişisel sergim açılıyordu. - İşeyen Fırat'ı grup sergilerinde sergilemek istediklerini söylediler. Kulaklarıma inanamadım. Çünkü "edepsiz" bir eser diğer "cici" eserlerin arasında kendini gösterme fırsatı bulacaktı. 

 

Kişisel sergim ile aynı zamanlarda açıldı İzmir'deki grup sergisi. Ben gecikmeli olarak İzmir'e döndüm ve koşarak sergiyi izlemeye gittim. Lif sanatı açısından oldukça iyi, kayda değer çalışmaların yer aldığı sergide "Lif" oldukça anlaşılmış, ama sanat kısmı biraz eksik kalmıştı. Gözüm "İşeyen Fırat"ı aradı. Eseri gördüm fakat eser altı yazısını görünce bir şok dalgası sardı beni :)

 

Ayıp olmasın diye "isimsiz" olarak sergilenmişti çalışmam. Dünyanın birçok yerinde ismiyle anılan eser, doğduğu kentte isimsiz kalmıştı... 

 

Yazıya devam etmek istiyorum ama çok karamsar gördüm kendimi bugün... Yine bu yazımı da Değerli Yol göstericim Uzman Ahmet Erinanç'ın ben askerdeyken, bana yazdığı bir sözü ile bitirmek istiyorum:

 

"Ödüllere boğulmuş olan adam, gün gelip de ödülsüzlük koleksiyonunun vitrininde, "HİÇLİK ÖDÜLÜ"ne, bir boş yer aramaya başlarsa, adam olma yoluna girmiştir demektir...

 

Ben dersimi aldım, sıra sizde :)

 

 

*Melih Değirmenci, Seda Apaydın, Gözde Yetmen, Özge Erbilen, Işıl Şenbak, Aytaç Aksu, Eda Fıstık...

 

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

You Might Also Like:

Maharet...

September 25, 2018

Dans edin size çıksın...

September 14, 2018

1/15
Please reload